top of page

Topa Sahip Olmak Pazara Sahip Olmak Değildir


Dünya Kupası’nı strateji gözüyle izleyince kafamda bazı cümleler netleşiyor.


Bunlardan biri şu:


Topa sahip olmak, oyuna sahip olmak değildir.


Bir takım maç boyunca daha fazla pas yapabilir.

Daha fazla top çevirebilir.

Daha fazla sahada görünebilir.

Daha fazla hücum ediyor gibi durabilir.


Ama maç sonunda skor başka bir şey söyleyebilir.


Çünkü futbolda önemli olan sadece topa sahip olmak değildir.


Önemli olan, topa sahip olduğun anlarda ne ürettiğindir.


Alan açabiliyor musun?

Rakibi bozabiliyor musun?

Tehlikeli bölgeye girebiliyor musun?

Rakibin dengesini değiştirebiliyor musun?

Sonuca giden doğru kararı verebiliyor musun?


Bu bana iş dünyasını çok hatırlatıyor.


Şirketler de bazen topa çok sahip olur.


Çok toplantı yaparlar.

Çok rapor üretirler.

Çok proje başlatırlar.

Çok kampanya çıkarırlar.

Çok sunum hazırlarlar.

Çok ürün geliştirirler.

Çok veri toplarlar.

Çok strateji konuşurlar.


Ama bütün bunlar tek başına pazara sahip olmak anlamına gelmez.


Çünkü iş dünyasında da önemli olan aktivite değil, etkidir.


Müşteri daha fazla değer görüyor mu?

Pazar seni daha net algılıyor mu?

Marka müşterinin zihninde daha güçlü bir yer ediniyor mu?

Satışın kalitesi artıyor mu?

Müşteri seni tercih etmek için daha güçlü bir neden buluyor mu?

Organizasyon gerçekten daha hızlı ve daha akıllı karar alıyor mu?


Eğer cevap hayırsa, top sende olabilir ama oyun sende değildir.


Bence birçok şirketin stratejik yanılgısı burada başlıyor.


Hareketi ilerleme sanıyoruz.

Yoğunluğu üretkenlik sanıyoruz.

Görünürlüğü etki sanıyoruz.

Pazar payını müşteri sadakati sanıyoruz.

Toplantı sayısını yönetim kalitesi sanıyoruz.

Veri toplamayı içgörü üretmek sanıyoruz.


Oysa yeni rekabet çağında asıl soru şu:


Ne kadar topa sahip olduğun değil, sahip olduğun topla ne kadar değer yarattığındır.


Futbolda da böyledir.


Bazı takımlar az topla çok şey yapar.

Bazıları çok topla az şey üretir.


İş dünyasında da bazı şirketler küçük kaynaklarla büyük etki yaratır.

Bazıları ise büyük kaynaklarla sadece büyük bir hareketlilik üretir.


Ben maç izlemiyorum.


Rekabetin yeni doğasını okuyorum.

Yorumlar


bottom of page