top of page

Harari’den & WEF Davos’tan C-Level için Çıkardığım Mesajlar

Yapay Zeka Çağında Hız Değil Hakimiyet Kazandırır



Benim ana mesajım: Hedef; Yapay Zekâyı hız için değil, değer + güven + sürdürülebilir rekabet için kuruma entegre etmek olmalı.

Bugün AI tartışmalarının büyük kısmı “ne kadar hızlıyız?” sorusuna sıkışmış durumda.

Oysa Davos’tan çıkan ana sinyal şu: hız artık rekabet avantajı değil, hijyen faktörü.

Asıl farkı yaratan; AI’ın hangi kararlarda, hangi sınırlar içinde ve hangi yönetişimle kullanıldığı.


1) İki Kriz = İki Yönetim Sorusu


A) Kimlik krizi (değer ve rol)

  • Kurumun “değer üretme kası” insan zekâsına mı, sistem ve süreç tasarımına mı dayanıyor?

  • İnsanları “uygulayıcı” rolden çıkarıp karar kalitesini artıran (doğrulayan, çerçeveleyen, seçenek üreten) role nasıl taşıyoruz?

Bu soru aslında bir yetkinlik sorusu değil, bir kimlik sorusu. Çünkü AI çağında rekabet; “en çok bilen” değil, “en doğru soruyu sorabilen” organizasyonlardan geliyor.

İnsan rolü azalmak değil; daha yukarı bir bilişsel seviyeye taşınmak zorunda.


B) Göç krizi (YZ çalışanları / YZ ajanları)

  • Kuruma yeni bir “iş gücü türü” giriyor: YZ aracıları (ajanlar), yardımcı asistanlar (eş pilotlar), otomasyonlar.

  • Yönetim sorusu: Kim girecek, hangi yetkiyle girecek, kim denetleyecek, ne zaman devreden çıkarılacak?

İnsan göçü gibi düşünün: “Nitelikli göç” ülkeyi büyütür; “kontrolsüz göç” sistemi zorlar. YZ de böyle.

Buradaki kritik fark şu: İnsan göçünde hız sınırlıdır, AI göçünde ise sınır yoktur. Bir günde yüzlerce “dijital çalışan” sisteme dahil edebilirsiniz. Bu yüzden mesele teknoloji değil; kapasiteyi kim, ne kadar ve hangi kurallarla içeri aldığınızdır.


2) Yönetim İlkeleri (5 kural)


  1. Önce güven, sonra hız. (Hızlanmak kolay; itibar kaybı pahalı.)

AI ile yapılan bir hata, klasik bir operasyonel hatadan farklıdır; daha görünür, daha hızlı yayılır ve geri dönüşü daha zordur. Bu yüzden güven, sadece etik değil; finansal bir risk yönetimi başlığıdır.

  1. İnsan + YZ = hibrit ekip standardı. (Tek başına YZ veya tek başına insan değil.)

En iyi performans, kararın AI tarafından desteklendiği ama sorumluluğun insanda kaldığı modellerde ortaya çıkıyor. Bu denge bozulduğunda ya hız kazanıp kontrol kaybediliyor ya da kontrol korunup değer üretilemez hale geliniyor.

  1. Yetki = veri + karar + para. Bu üçüne erişim kademeli olmalı.

Bir YZ’nin ne yapabildiği kadar, neye erişebildiği de kritik. Yetkiyi tek başına “fonksiyon” üzerinden değil, risk seviyesi üzerinden tanımlamak gerekiyor.

  1. Geri alma zorunlu. Her kritik YZ kullanımında “durdurma/geri alma düğmesi” olmalı.

Geri alamadığınız her otomasyon, yönetim açısından bir kör noktadır. İyi yönetişim, sadece başlatmayı değil; durdurmayı da tasarlamayı gerektirir.

  1. Kanıtlayarak ölçekle. Pilot → ölçüm → denetim → yaygınlaştırma.

AI projelerinde “erken ölçekleme”, en pahalı hatalardan biridir. Ölçeklenmesi gereken şey teknoloji değil; kanıtlanmış değer ve kontrol mekanizmasıdır.


3) “YZ Göç Politikası”: Yönetim Kurulu için 10 kritik soru


  1. Bu YZ ne yapacak? İçerik mi, analiz mi, karar önerisi mi, otomatik işlem mi?

  2. Kullanacağı kaynaklar neler? Kamu verisi / kurum içi veri / müşteri verisi — hangileri?

  3. YZ’nin erişim düzeyi nedir? (Okur / önerir / uygular)

  4. YZ kendi başına işlem yapabiliyorsa: çift onay hangi eşikte zorunlu?

  5. Hangi süreçlerde kullanımı yasak? (Hukuk, fiyatlama, işe alım, kredi, sağlık vb.)

  6. “Kırmızı alanlar” net mi? (Mevzuat, ayrımcılık, bilgi güvenliği, itibar)

  7. YZ çıktıları izleniyor mu? (Kayıtlar, yönergeler, veri kaynağı, sürüm takibi)

  8. Yanlış üretirse “iş sahibi” kim, “risk sahibi” kim, “teknoloji sahibi” kim?

  9. Emniyet tetikleyicileri neler? (Şikâyet, hata oranı, güvenlik olayı, medya/itibar riski)

  10. Durdurma/geri alma prosedürü 1 günde işletilebilir mi?


4) Neleri Ölçelim? (C-Level göstergeleri)


AI yatırımlarının kaderi, doğru KPI’larla izlenip izlenmediğiyle belirlenir. Yanlış metrik, doğru teknolojiyi bile başarısız gösterir.

  • Değer: saat tasarrufu → maliyet/hız; gelir etkisi (aday müşteri, dönüşüm, terk)

  • Kalite: hata oranı, yeniden işleme, doğrulama başarısı

  • Güven: şikâyet sayısı, itibar riski, “uydurma üretim” (halüsinasyon) olay sayısı

  • Benimseme: aktif kullanıcı oranı, haftalık kullanım, eğitim tamamlama

  • Yönetişim: kayıt kapsamı (%), onaysız kullanım sayısı, politika ihlali


Bu göstergeler bize şunu söyler: AI başarısı teknik bir başarı değil, yönetsel bir sonuçtur. Model ne kadar iyi olursa olsun; değer, güven ve yönetişim aynı anda izlenmiyorsa kurum farkında olmadan risk biriktirir.

C-level için asıl mesele “AI çalışıyor mu?” değil; “AI doğru yerde, doğru sınırlarla ve doğru etkiyle mi çalışıyor?” sorusudur.


5) Hız Değil, Hakimiyet Kazananlar Ayakta Kalacak


Davos’tan ve Harari’nin çerçevesinden çıkan ortak mesaj net: AI çağında kazananlar, en hızlı olanlar değil; en bilinçli olanlar olacak.

Yapay zekâyı sadece üretkenlik aracı olarak gören kurumlar kısa vadede hız kazanabilir. Ama onu bir karar, yetki ve yönetişim meselesi olarak ele alanlar uzun vadede güven, itibar ve sürdürülebilir rekabet inşa eder.


Bu yüzden asıl soru şu değil: “AI’ı ne kadar hızlı entegre ettik?”

Asıl soru şu: “AI kurumumuzda kimin adına, hangi sınırlar içinde ve hangi bedelle karar veriyor?”

Bu soruya net cevap verebilen kurumlar, sadece bugünü değil; belirsiz geleceği de yönetebilir.

Yorumlar


bottom of page